TÜRKMENİSTAN SICAKLIĞI

28 04 2007

      Fakat, umutsuz değiliz. 

      BOTAŞ Genel Müdürü Hayrettin Uzun’un yaptığı açıklamaya göre, geçen yıl tükettiğimiz doğalgaz karşılığında, 400 milyon dolar dış ödeme yaptık. Önümüzdeki yıl, hangi girdileri getirecek, belli değil. Yalnız, belli olan, bilinen bir şey var. Doğalgaza döndüğümüz oranda, ormanlarımız nefes alacak, kömürün ve tezeğin saltanatı bitecek. Bizim gibi, ağacı sevmeyen bir ülkede, ormanları kurtarmak, yürekleri tabiat sevgisiyle dolu olanlar için, büyük bir başarı demektir.
      Bir türlü, tartışmalardan fırsat bulup, nükleer enerjiye dönemedik. Nehirlerimizin tükeneceğini, kömürün bir gün biteceğini, tezek yapmanın insana bıkkınlık vereceğini, nedense düşünmüyoruz. Belki de bu yoldaki zenginliklerimizi “hovardaca” harcıyoruz.
      Fakat, umutsuz değiliz. Bu konuda nefes tüketenler var. Geleceği şimdiden görüp, yarınları kazanmak için, rahatlarına kıyanlarımız, az değil. Onlar, bu yolda yaptıkları çalışmalarla, yeni yeni dostluk köprülerinin sıcaklığını kucaklıyorlar. Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel; “Doğalgaz boru hattı projesi, Türkmenistan’ın doğal kaynaklarının değerlendirilmesi bakımından büyük önem taşımaktadır. Bu doğal zenginliğin bir an önce ve en kısa, ekonomik ve güvenli yoldan dünya pazarlarına ulaştırılması, Türkmenistan’ın ekonomik kalkınmasına önemli katkı sağlayacaktır.” derken, Türkmenistan-İran-Türkiye işbirliği hattına dikkatleri çekiyor. Bu hat, yapılacak işbirliği sonucunda, Orta Asya’ya açılan, barış ve sevgi yolu olacaktır. Bu proje, Türkiye’nin önemli projelerinden birisidir. Gerçekleştiğinde, çok kişiye iş ve ekmek kapısı açılacaktır. Türkiye üzerinden, Avrupa pazarlarına akıtılacak olan doğalgaz, hat sahibi ülkelere, öncelikle Türkmenistan olmak üzere, milyonlarca dolar kazandıracaktır. Türkmenistan Cumhurbaşkanı Sefermurad Türkmenbaşı; “İlişkilerin gelişmesi önemli neticeler veriyor. Halen onlarca Türk firması, Türkmenistan’da iş yapıyor. Bu fırsatla ekonomimize katkıda bulunan Türk mühendis ve işçilerine teşekkür ederim.” diye başladığı konuşmasını, “Türkmenistan doğalgazını, İran ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya ulaştırmak istiyoruz. Her geçen gün yeni, zengin doğalgaz kaynakları bulunuyor. Türk ve batılı şirketleri, doğalgaz arama çalışmalarına davet ediyorum.” diye sürdürüyor.
      Bu çağrı, birinci ağızdan, Türkiye’ye verilen açık bir çektir. Türkiye bu çeki, akıllıca kullanabilirse, ekonomik yönden daha güçlü bir yola girecek, Türkmenistan’ın açtığı kapıdan, diğer Orta Asyalı kardeşlerimizin de güvenini kazanacaktır. O zaman, İMF’nin sevimsiz reçetelerinden rahatsız olmayacağız. Yukarıda da söylediğimiz gibi, bu proje, bizim için hayatî bir önem taşımaktadır. Kaybettiklerimizi telafi etmek için, bu projeyi savsaklamayalım. Bazı sevimsiz kalkanların arkasına gizlenerek, bu projeyi rafa kaldırmayalım. Türkmenistan’ın dost ve kardeş sıcaklığını, ülkemizin her yerinde doya doya yaşayalım. Bilirsiniz; karnı tok, sırtı pek olan insanların sesleri, daha gür olarak çıkar. Bu gür sesler, dosta güven, düşmana korku verir.
      “Güven” ve “korku verme”, yaşadığımız coğrafyada, bugün için, bizim en fazla ihtiyaç duyduğumuz, eksikliğini hissettiğimiz bir ikilemedir. Bu ikilemeye dört elle sarılmanın, başarmanın tam zamanıdır. Bu zamanı, en ince ayrıntılarına kadar değerlendirmesini bilelim. Bilelim ki, daha sonra, dövünmeyelim.
      31 Ocak 1995

      Oyhan Hasan BILDIRKİ