EVE DÖNÜŞ

8 06 2007

      Giren, girdiği yerden eninde sonunda çıkar. İşte bütün dünyanın büyük bir hasretle beklediği dönüş harekâtı başladı. Kuzey Irak’a bilinen sebeplerin ortadan kaldırılması için giden “Çelik kuvvet”imizin ilk öncüleri, kendilerine verilen görev biter bitmez, eve dönmeye başladılar.
      Bu dönüşte, “şatafat” veya “şamata” yok. Girişin sürprizini, dönüşte de beraberinde taşıyorlar. Yorgun ve kederli değiller. Üç bin kişilik bu ilk kuvvet, dönüş yolunda, işleri sadece bağırmak olanlara verdiğimiz bir işarettir. Elbette Kuzey Irak’taki harekât, oradaki işlem tamamlanıncaya kadar sürecektir. Bunun aksi, bizim için, kazdığımız kuyuya düşmek olur. Kuyuların sonu dipsizdir, karanlıklara kapı açar. Karanlıkta sıkılan kurşunun haddi olmaz. Arada kim vurduya gidenler bulunur.
      Görüyorsunuz; Kuzey Irak’a nasıl girdikse, aynı şekilde, sessizce çekiliyoruz. Bizim, Irak’ın toprak bütünlüğüne yönelik, açık veya kapalı hiçbir emelimiz, niyetimiz yok. Fakat dünya niye ayağa kalktı? Neden ülkemiz için ileri geri, bitip tükenmez düşünceler, senaryolar sergilendi? Türk insanı, sebepsiz karalanmaya çalışıldı?
      İşte, bunları anlamak zor!
      Bütün bunlar için tek sebep var: Dostluksuzluk! Hangi yöne, sınırlarımızın ötesinde hangi tarafa baksak, düşmanlarımızın top top olduğunu görüyoruz. Suriye, ABD’nin bütün ısrarlarına rağmen APO’ya bir kere daha kucak açıyor. Faka düşen fare, bir kere daha elimizden uçuyor. Yunanistan kendi toprakları üzerinde açtığı PKK kamplarına yenilerini ekliyor.
      Ne vakte kadar?
      Eve dönenler, yaptıkları harekâtın bütün sonuçlarını, mantık süzgecinden geçirip, ölçüp biçip ortaya koyduktan sonra, daha akıllıca tedbirler alacaklardır. Yapacakları işten, uçan kuşa bile haber vermeyeceklerdir.
      O zaman, yapılacak yeni bir harekât, bu kadar uzun sürmeyecek ve sonuçları en kısa zamanda alınacaktır. Ben, o zamanı bekliyorum.
      Eve dönenlere selâm olsun!
      11 Nisan 1995

      Oyhan Hasan BILDIRKİ