Kardeş Türk ülkelerinden biri Kazakistan. Hazar’ın ötesinde, Sibirya eteklerinden Moğolistan’a kadar uzanan dev bir ülke. SSBC’nin çöküşünden sonra, 1991 yılında bağımsızlıklarını ilân ettiler. Aramızda tarih, din ve kültür birliği bulunan Kazakistan’ı tanıyan ilk ülke, Türkiye’dir. Bu yüzden, Ankara’da kendisiyle yapılan bir sohbet sırasında, Büyükelçi Kanat Savdabayev, yüzün üzerinde ülke ile diplomatik ilişkiler kurduklarını, ancak bunlar arasında Türkiye’nin “özel bir yer”e sahip olduğunu, “çekincesiz” söyleyebiliyor. Bunda, Cumhurbaşkanları Nazarbayev’in de rolü var. Zira dost Nazarbayev, bizim ülkemizi şu veya bu nedenlerle en fazla ziyaret eden devlet başkanıdır.
Biz de bu ülkeye, sıcak bakıyoruz. Bine yakın Kazak öğrenciyi, okullarımızda okutuyoruz. Exzimbank’ın açtığı krediler, iki kardeş ülke arasındaki ticarî faaliyetlerin artmasında, itici motor etkisi yapmıştır. Türk İşbirliği ve Kalkınma Ajansı’nın, Hoca Ahmet Yesevî Türbesi’nin onarımındaki payı, bütün Kazakların gönlünü almıştır. Bu, mükemmel bir dayanışma örneğidir. Çünkü Ahmet Yesevî, sadece Kazakistan’ın değil, bütün Türk dünyasının da atasıdır.
Kazaklar, kendileriyle yalnızca ticarî faaliyetlerde bulunmamızı yeterli görmüyorlar. Onlar, tükenmez petrol ve zengin maden yataklarına sahipler. Sınırsız ovaları, “bakir” bir durumda uzanıp gidiyor. Savdabayev aracılığıyla bütün iş adamlarımızı Kazakistan’a çağırıyorlar. Arzularının, uzun vadeli projeler hazırlayacak olan Türk işadamlarının, bu işe tez elden soyunması ve Kazakistan’ın zenginliklerinin “ortakça” değerlendirilmesi olduğunu belirtiyorlar. Petrol boru hattı konusunda da, bize güvence veriyorlar. Rusya’nın arada sırada, “ters çıkışlar” yapmasının da kendilerini bağlamayacağını söylemekten çekinmiyorlar.
Geleceği çok parlak olan bu ülkeye dikkat edelim. Onlara, eksikliklerini duydukları konularda yardımcı olalım, destek verelim. Aramızda kendiliğinden doğan “özel yer”i sağlamlaştıralım. Onlar, bizim sıkıntılarımızı da biliyorlar. “Rusya ne der?” endişesini taşıdığımızın da farkındalar. Savdabayev, endişelerimizi bir kalemde silip atmamız için, bakınız ne diyor: “Türk işadamları, bu tür eleştirilere işle cevap vermeli. Çünkü Türk işadamlarının psikolojisi, mantalitesi, Kazaklara daha yakındır. Verilecek cevap, artık işle olmalıdır.”
Bu çağrıyı göz ardı etmeyelim.
28 Nisan 1995
Oyhan Hasan BILDIRKİ





